Sen aşkı ömrünce tanımadınsa
Sevmek ne demektir bilemezsin sen
Bir resme bakıp da ağlamadınsa
Özlemek ne demek bilemezsin sen
Seni terkederken yıkılmadınsa
Sevda kurşunuyla vurulmadınsa
Herşey bitti derken kahrolmadınsa
Ayrılık ne demek bilemezsin sen
Bildiğin yollarda kaybolmadınsa
Geceye dost diye sarılmadınsa
Seccadeni serip ağlamadınsa
Özlemek ne demek bilemezsin sen
Seni terkederken yıkılmadınsa
Sevda kurşunuyla vurulmadınsa
Herşey bitti derken kahrolmadınsa
Ayrılık ne demek bilemezsin sen
SÖZ-YORUM:S.ÜMİT YÜKSEL
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
16:43
Sen son cümle ben noktayım
Bitme bensiz bitme sakın
Bana benden uzaktayım
Sana senden fazla yakın
Sen körebe ben yoktayım
Azlığını bildim çokun
Hem karada hem aktayım
Gözsüz görüp elsiz dokun
Her yakına ıraktayım
Nerde hani nerde kokun
Sekizinci duraktayım
Yedi renge bıçak sokun
Su bende ben kuraktayım
Var uzakta yok'ta yakın
Sana bensiz varmaktayım
Sakın durma gitme sakın
SÖZ-YORUM:S.ÜMİT YÜKSEL
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
05:10
Nikahta, evlenmek isteyen bireyler arasındaki denklik son derece önemlidir. Fıkıh literatüründe kafaet terimiyle ifade edilen denklik ile eşler arasında dini, iktisadi ve sosyal bakımdan bir denkliğin bulunması kastedilir. Denklik evlilikte uyumu sağlamak için kabul edilmiş bir tedbirdir. Burada esas olarak aranan denklik, kadının erkeğe denk olup olmaması değil, erkeğin kadına denk olup olmamasıdır. Yani bir erkeğin evleneceği kadına Müslümanlık, dindarlık, hür olma, meslek ve zenginlik gibi niteliklerde denk durumda bulunmasıdır. Bu itibarla denklik, İslam’da sadece kadından yana ve onun ve ailesinin onurunu korumayı hedefleyen bir güvencedir. Temelde kadını korumak için öngörülen bir denge yoludur. Ayrıca “denklik” ve “denge” aynı kökten gelen kelimeler olduğuna göre, denklik prensibi hayat boyu ailenin dengede kalmasını amaçlayan bir faktördür.
HANGİ KONULARDA DENK OLUNMALI?
Dindarlık: Dini ilkelere bağlı olmayan ve ahlak bakımından düşkün olan fasık kişiler, iffetli ve faziletli bir kadına denk sayılmaz. Böyle bir kadın, velisinden izinsiz, dindar olmayan fasık bir erkekle evlenirse, velisinin bu evliliği, hakim nezdinde feshettirme hakkı bulunur. Çünkü İslam alimlerince kocanın fasık yani açıkça günah işleyen biri oluşu, İslam toplumunda utanılacak bir şeydir.
İslam: Burada denklikten maksat, kocanın Müslüman olması değildir. Zira kocanın Müslüman olması evliliğin sıhhat şartıdır. Müslümanlık hususunda denklik kocanın babası veya büyük babası bakımından aranır. Mesela, baba ve dede tarafı gayr-i müslim veya ateist olan bir erkek, baba ve dede tarafı Müslüman olan bir kadına denk sayılmaz. Eğer kızın velisinin izni olmadan böyle bir evlilik akdi kurulmuşsa, yine velinin bu akdi hakim huzurunda feshettirme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca eşlerin birbirlerine mal-mülk ve meslek cihetleriyle yakın ve denk olmaları da önemli unsurlardandır.
Kısaca özetlemeye çalıştığımız bu maddeler, hukuki sonuçlar doğurması açısından, bir velinin kendi izni olmadan evlilik gerçekleştiren kızının hayatını güvence altına alma yollarından biridir. Bu da velinin kendi izin olmadan kızının aldatılma, korku, tehdit veya kaçırılma gibi sebeplerden biriyle bu evliliği gerçekleştirmiş olması şüphe ve endişesinden kaynaklanmaktadır. O halde bir veli, haberi ve izni olmadan kızının evlenmesi durumunda, eğer erkekte bu hususların birinin eksik olduğunu görürse, bahsettiğimiz kuşku ve şüphelerden ötürü hakime başvurarak bu evliliği feshettirme hakkına sahiptir. Ancak kadında hamilelik zuhur etmişse, artık evliliği feshettiremez.
Günümüzde güzel temennilerle kurulan evliliklerin çok kısa bir zaman sonra dağılmasına sebep veren baş aktör, eşlerin birbirleriyle uyumsuzluklarıdır. Bu uyumsuzluk, kişilerin ruhi yapılarından tutun da, tahsil durumlarına, kültür seviyelerine, adet-gelenek ve göreneklerine, anne baba tutumlarına, asabiyet duygularına, hayata bakış açılarına, maddiyatı önemseyişlerine, yöresel farklıklardan kaynaklanan dil, şive, giyim kuşam ve hatta diploma farklarına varıncaya kadar pek çok noktada kendini göstermektedir. Bu farklılıklar sebebiyle kimi zaman sorunlar çok basit konulardan çıkmakta ve başka sorunlarla birleşince hayret verecek kadar büyümektedir.
YAŞ OLARAK DENKLİK
Mesela, Dinimizde evlenecek kişiler arasında yaş farkı için herhangi bir sınır konulmamış olmasına rağmen, zamanımızın gerektirdiği bir takım nedenlerden ötürü aradaki yaş farkının fazla olmamasına dikkat edilmelidir. Nitekim toplumsal kaynaşmanın had safhada olduğu günümüzde, kadının/erkeğin diğer evli çiftlere bakarak kendi evliliğinin normal standartlarda olmadığı kanısına vararak bu durumu kabullenememe, komşu ve arkadaş tenkidi, aile içi özel yaşamdan kaynaklanan sıkıntılar ve düşünce yapılarının farklı olması gibi sebeplerle, çok uzak olmayan bir gelecekte ilişkinin kırılmasına sebep olmaktadır.
EĞİTİM DURUMUNDA DENKLİK
Eşler arasında denge terazisinin bozulmasına sebep olan faktörlerden biri de eğitim düzeyidir. Bu durum kimi zaman olayların farklı algılanmasına, birisinin doğru gördüğü bir şeyi diğerinin yanlış görmesine mahal vermektedir. Bunun yanında erkeğin eğitim düzeyi ve diploma bakımından eşinden aşağı bir derecede olması, kimi zaman onun kendini aşağılama komplekslerine girmesine sebep olmakta ve durum aile içinde huzursuzluklara sebebiyet vermektedir.
KÜLTÜR FARKI
Yine eşlerin sahip oldukları kültürler açısından çok farklı uçlarda olmaları da zaman zaman aile içi problemlerin sebebi olabilmektedir. Bu durum daha çok eşlerden birinin köyde diğerinin şehirde yetişmiş olmasından veya birinin doğuda birinin batıda doğmuş, oranın kültür ve folklorunu benimsemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Öyle ki bu farklılıklar daha ilk başta, yani kız istemede, düğün merasiminin nasıl tertip edileceğinde, beyaz eşyayı kimim, halıyı kimin alacağında, akrabalarla görüşme sıklığında ve onlarla ilişkilerde, sofra adabında vs. görülebiliyor. Aslında bunların hepsi kültürel zenginlikler olarak karşılanmalıyken ufacık sebeplerden ötürü kırgınlıklar yaşanabilmektedir.
FARKLILIKLARA RAĞMEN MUTLULUK
Hakikatte insanları bir noktada ve ortak paydada birleştiren temel unsurlar İslam ve dindarlıktır. Ancak insanın her anı bu büyük hakikati idrak etme potansiyelinde olamayacağından zaman zaman denklik problemini karşısında görebilir. Bu sebeple eşler birbirlerine akıl, fikir, kültür eğitim, adet gelenek ve diğer tüm noktalardan yakın olan birini seçmeli veya bu hususlarda uzlaşabileceklerini, bu farklılıkların çok teferruat kalıp evliliklerine hiçbir zarar vermeyeceğini birbirlerine hissettirmelidirler. Belli bir kültür farklılığı olması kaçınılmazdır. Farklı kültürlerden olan kişilerin anlaşabilmesi için, kişilerin farklı bakış açılarına saygılı ve değişime açık olmaları gerekir. Bunun için önce eşlerin sevgilerinin çok güçlü ve birbirlerine gerçekten saygı göstermesi ve evlilikte kararlı olması gerekir. Son olarak şunu söylemeliyiz ki: Evlilikteki ana kıstaslar eşlerin salih ve dindar olmasıdır. Bunlar temin edildikten sonra diğerlerinin çözümlenebileceği kanaatindeyiz.
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
13:40
Sevdiğim tut yüreğimden benim
Sevdiğim aklım firarda
Göz bebeklerimde hep sen varsın
Yüreğimde ay kesiği bir yara
Düşlerim kırık dökük
Umudumun boynu bükük
Senin omuzlarında sükut et
Yüreğim sana emanet sıkı tut
Tut ki hain pusulara düşmesin
Tut ki sevdiğim senden başkasını
Görmesin gözüm sevdiğim
Ne zaman o senin gördüğün zaman
Ne sevda o senin eski gördüğün sevda
Benim sevdam halı tezgahında dokunmaz
Benim sevdam nakış nakış bir sultanın ellerinde
Yüreğime yazarım sevdamı sevdiğim
Sevdalılar asil ve de yürekli olmalı
Sevdiğine bırakmalı kendini güvenmeli
Beni herkez sevdaya asi sanır sevdiğim
Oysa AŞK beni nerde görse tanır
Hasret tanır zulüm tanır ölüm tanır
Yüzün yüzümden utanır yorgunum sevdiğim
Ne elinden ekmek isterim ne bir bardak su
Ne de senleyken uyumak var gücünle yüreğime dokun
Al senin olsun derim çok ihtiyacım var inan buna
Uzat ellerini yüreğime dokun usülce tut ellerimi
Bir tek senin ellerini tutarım sevdiğim
Tut beni ne olur tut ellerimi istersen inanma bana
Ama beni yanlış tanıma sevdiğim bu gönül sevdi seni bir kere...
SÖZ-YORUM:S.ÜMİT YÜKSEL
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
06:19
Geçici ölüm denilen uykuda görülen garip haller... Niçin ve ne surette rüya görüyoruz? Bu bir fenomendir. İlk insan'ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim adamları çeşitli şekillerde açıklamışlar, düşünmüşler, fakat rüyayı kesin bir şekilde belirleyememişlerdir. Ancak şu kadarını bilmemizde fayda vardır ki rüya, büyük ve soyut bir dünyadır.
Aynı zamanda rüya, öldükten sonraki yaşantımız ile de ilişkilidir. Bu ilişkiyi yakalamak, temiz duygu ve ruh temizliğiyle ancak mümkün olabilmektedir. Rüya ile çok ince gerçekler keşfedilmiş ve sonsuza kadar da keşfedilmeye devam edilecektir. Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiç bir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde faaliyetsizlik görülmemiştir.
İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Kompütür bilimleri bölümünde psikolog araştırmacı Dr. Evans'a göre uykunun tek maksadı rüya görmemiz için, zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument'in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlamaktadır.
Bilimsel Tarif
Biyoloji süratle gelişirken rüyaları bilinç altındaki beyin olaylarına bağladı. Ne var ki, rüyaların zamanı aşan farklılıkları kimsenin gözünden kaçmış değildir. İstisna denerek uzun süre konuya ters açıdan bakıldı.
Ünlü bir bilim adamı "Fizik ve Biyolojide istisna olmaz. Tek bir olayın bile açıklanması gerekir." hükmü ile metafizik olaylara bilimsel bir kapı araladı.
Rüyalar metafizik bir olaydır. İç dünyamızdan doğar. Zaman ötesi nitelikleri ile birlikte bilinç altına yansıyarak bize ulaşır. Bu arada bilincin ve şuur altının şekillerine ve fotoğraflarına bürünür.
Zaten eski psikiatristlerin rüyaları bilinç altı diye nitelendirmesi onların bu özelliklerinden gelir. Hatta iç dünyadan gelen rüya olayının bilinç altında doğmaz. İçimizdeki ben den bize gelen mesajlardır. Bunun önemli delilleri vardır.
Rüyalar çok kısa sürede görülür. Uyandığımız zaman 15 - 20 dakika anlattığımız rüya bilimsel olarak ispatlanmıştır ki, bir kaç saniyede görülmüştür. İç dünyadaki kişiliğimizin madde ötesi olması sebebi ile rüyalarda zaman ötesinde cereyan eder. Birkaç saniyelik süre rüyanın şuur altına, oradan bilince geçmesi süresidir. Yoksa rüyada zaman sıfırdır.
Rüyalarda bir iç spiker vardır. Gördüğümüz bir rüyayı anlatırken "Bir şehre gitmiştim. Orası filanca şehirmiş. Bir kimse gördüm o filanca imiş." dediğimiz zaman bu bilgiyi bize birinin görünmeden söylediğini fark ederiz. İşte bu spiker iç dünyamızdaki ben, asıl kişiliğimizdir.
Rüyalar bazen açıkça bazen üstü kapalı olaylara bürünmüş olarak geleceği haber vermektedir. Bilim tarihinde ve günlük hayatımızda geleceği olduğu gibi gösteren rüyalara sık rastlanmıştır. Bilim tarihine geçen bu tarz ünlü bir rüya Abraham Linkol' ün rüyasıdır.
Bazı rüyalar açık değildir şekillere bürünmüş gizlenmiştir. Bu rüyanın şuur altından geçerken aldığı fotoğraflardan meydana gelen karışık bir şekildir. Rüya yorumu bu karışık şekillerin analizi anlamını taşımaktadır. Gelecekten haber veren içimizdeki öz varlığımız, ölümsüz olan madde ötesi yanımızdır...
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
14:44
Astroloji bir semboller dilidir. Bu semboller yabancı olmadığınızı sizde biliyorsunuz. Günlük hayatımızda kullandığımız HANGİ BURÇ'tansınızın karşılığı örnek BAŞAK gibi..
Astroloji bir dildir demiştik peki bu dil nasıl konuşuluyor.?
Karanlık bir gecede semaya, daha doğrusu gökkubbeye baktığımızda
sayısız yıldız ve şimdilik bildiğimiz kadarıyla onlarca gezegen olduğunu, sizlerde biliyorsunuz.
Aslında ne kadar güzel bir şeydir ki; en bildiğimiz yıldzı tanımlarız çoban yılıdızı diğer adı kuzey yıldızı ama diğerlerini bilemeyiz jupiter nerededir veya Yedi kandilli süreyya diğer adı Ülker yıldızlar kümesinin yerini...
İşte bunların yerini en iyi bilenler gökbilimciler ve astrologlardır. Ve yarattıkları dilide en iyi onlar bilir.
Kullanılan bir dil: Merkür Yengeçte 5. Evde ne demektir?
Bu astrolojik bilgide gezegen bir burçta ve aynı zamanda bir evdedir. (Yani Merkür gezegen, yengeç'te bir yıldızdır.) Yani gezegenlerin bu arada diğer adları da evdir.
Bizim ruhsal sürecimizi, günlük hayatta başımıza, gelecek olanları bir şekilde biçimlendirir.
Örnek verecek olursak;
MERKÜR GEZEGENİ: Kişinin zihinsel süreci, iletişimi, rasyonel kavrayışı ve sinirsel yapısını, zihinle alakalı yönleri tanımlanmaktadır. Ve bu da enerjiyi ifade eder.
Böylelikle gezegenlerin enerjiyi, burçların da bu enerjinin nasıl bir ortamda olduğunu anlatmaktadır. Yani burçlar içlerine aldıkları gezegenlerin enerjilerine şekil vereceklerdir.
BURÇLARIN DAVRANIŞ BİÇİMLERİ VE NİTELİĞİ
KOÇ: Ateşli, hevesli, enerjik ve hayat dolu / Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist
BOĞA: pratik, maddi, şekil verici / Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu
İKİZLER: entellektüel, iletişimci, objektif / Değişken, uyumlu ve dağıtan
YENGEÇ: Sezgisel, duyarlı, koruyucu ve sübjektif / Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist
ASLAN: Ateşli, hevesli, enerjik ve hayat dolu / Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu
BAŞAK: pratik, maddi, şekil verici / Değişken, uyumlu ve dağıtan
TERAZİ: entellektüel, iletişimci, objektif / Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist
AKREP: Sezgisel, duyarlı, koruyucu ve sübjektif / Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu
YAY: Ateşli, hevesli, enerjik ve hayat dolu / Değişken, uyumlu ve dağıtan
OĞLAK: pratik, maddi, şekil verici / Öncü ve inisyatif sahibi, stratejist
KOVA: entellektüel, iletişimci, objektif / Sabit, kararlı ve inatçı, statükocu
BALIK: Sezgisel, duyarlı, koruyucu ve sübjektif / Değişken, uyumlu ve dağıtan
GEZEGENLER (DİĞER ADI EV OLARAK ADLANDIRILIR) AİT TEMEL ÖZELLİKLER
GÜNEŞ: Yaratıcı, bilinçli, kumanda edici, maskulen, otorite kuran, amaç düşkünü, ifade dolu, aktif, otoriter, dominant, güç arayan enerji
AY: Duygusal ihtiyaçlar, subjektif, mutluluk ve hemen tatmin arayan, çocukuğa ve eve ait, hayal gücü ve irrasyonellik arayan güç
MERKÜR: Zihinsel iletişim, objektif, rasyonel, uyumlu ve kıvrak zihinsel süreçler
VENÜS: Sosyal iletişim, bir araya gelme, değerlerimiz, sevdiklerimiz, zevklerimiz, kooperatif, barışçıl ama tembel pasif çekimler
MARS: Fiziksel enerji, maskulen, kendini koruyan ya da saldıran, hayvansal olabilen, kas gücü, doğrudan kullanılan aktif enerji
JÜPİTER: Genişlemek, olgunlaşmak isteyen gerek maddi gerekse ruhsal yönden öğrenme ve olgunlaşma, yeni deneyinler arayan enerji
SATÜRN: Kısıtlayan, disipline eden, sorumluluk arayan, öğreten, maddi ve şekle sokucu, korku yaratan, fobik self kontrol getiren enerji
URANÜS: Bireyciliği öne koyan, aniden değiştiren, başkaldıran, asi ve buluşçu, elektrik dolu, saptıran ve ilerici dehasal kollektif enerji
NEPTÜN: Rafine edici, hassaslaştıran, ruhsallığa önem veren, son derece dağıtıcı, organize olmayan, şiirsel ama irrasyonel dehasal kollektif enerji
PLUTO: Varolan biçimi aşarak değiştirerek güç arayan, yoğun, aşırıya kaçan, yokeden, sert ve acımasız olabilen çoğu zaman kollektif biçimde ortaya çıkan dehasal enerji
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
14:29
Garip bir mecnunum
Bu gurbet ellerde
Leyla çok uzaklarda
Ravzanın gülleri
Ha soldu solacak
Ümid çöl yağmurlarında
Çöl yağmurları gibi
Yağ ıssız çöllerime
Erit n'olur benliğimi
Çöl yağmurları gibi
Yağ ravza güllerime
Büyüt körpe hislerimi
Ben karasevdalı
Ben yüreği yanık
Sultanım dizildim yollarına
SÖZ-YORUM:S.ÜMİT YÜKSEL
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
05:48
BİR AH KALDI BENDE EY SEVGİLİ
ADINI MIHLADIM YÜREĞİME EY NEBİ
SEVDAMSA İçİMDE,KUŞATMIŞ KALBİMİ
HASRET SANA BU CAN,RUHUM KALBİMİN ESİRİ...
ESARETİNİ çöZERSE,SEN çöZERSİN KALBİMİN
BİR SEVDA Kİ İçİMDE YANAN,SöNMEYEN ATEŞİNDEYİM
YÜREĞİMDEKİ DERDİN,DERMANI SENSİN SEVGİLİ
GEL ARTIK NE OLUR,SENSİZ BU CEHENNEMDEYİM...
KARANLIK GECELERİN,SABAHISIN SEN öNDERİM
YÜREK SANA SEVDALI,SEVDANLA YAŞIYOR BEDENİM
GöREMEZSEM SENİ,İçİM YANAR CAN NEBİM
RUHUM SENİNLE BERABER,NİYAZIMLA İZİNDEYİM...
NE OLUR BİR KERE GöREYİM NUR CEMALİNİ EY SEVGİLİ
NE OLUR SEVGİLİM ,BEKLETME SANA HASRET
BU ZAVALLI YÜREĞİ...
SÖZ-YORUM:S.ÜMİT YÜKSEL
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
14:17
Gülmek; "SAF" denme riskini göze almaktır.
Ağlamak ise; "DUYGUSAL" görünme riskini...
Birine yakınla...şmak; "KENDİNİ KAPTIRMA" riskini,
Duygularını açmak; "KENDİNİ ORTAYA KOYMA" riskini,
Hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise;
"ONLARI BAŞKASINA KAPTIRMA" riskini göze almaktır.
Sevmek; "KARŞILIK GÖREMEME" riskini...
Yaşamak ise...; "ÖLME" riskini göze almaktır.
Umutlanmak; "HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA" riskini
Çabalamak ise; "BAŞARISIZ OLMA" riskini göze almaktır...
Ama riskler yaşanmalıdır,
çünkü; hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır.
Hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden konunabilir
ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez.
Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken,
bedelini; özgürlüğünü kaybederek öder.
Sadece; riski göze alabilen kişi hürdür...
YAZAN:S.Ümit YÜKSEL
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
14:43
Gözlerin can yakar cemalin beni
Çatma kaşlarını gönül güzeli
Mevlam kudretinden yaratmış seni
Çatma kaşlarını gönül güzeli...
Sevdalı çekeni erdirdi kâra
Veçhini göreni düşürdün zara
Sevenler yalvarır güzelim sana
Çatma kaşlarını gönül güzeli...
Sevdiğim uğruna bütün mülkümü
Eller sitemde etse çekerim yükünü
Sevdalıyım söylerim sana türkümü
Çatma kaşlarını gönül güzeli...
Seven anlar sevda çeken derdinden
Kula zerar gelmez kulun merdinden
Bir gül yanar öten bülbül sesinden
Çatma o kaşını gönül güzeli...
Fatıma annemce duruşun gördüm
Zeynepçe hizmette erişim gördüm
Gizli söyleyemem,Ahvalini sordum
Çatma kaşlarını gönül güzeli...
SÖZ-YORUM:S.ÜMİT YÜKSEL
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
11:01
Sebep sorma Seviyorum diye seni
Sebep sorma bana Aşk ekmek
Su gibi gerekli şu cana
Aşk nedir bilir misin...
Aşk güneşe benzer aydınlatır
Gecenin ardından sabahı
Ümit olur, ışık olur
Karanlık geceye...
Senin aşkın ümitsiz gönlümde
İnan ki gönlümde güneşe eş
Aşk dediğin su gibi akıp gider
Alabildiğince durdurak bilmeden...
Geçip gittiği yere hayat olur
Bülbüller öter gül bağlarında
Ve onsuz toprak kurak
Hayat çok uzak olur...
Güneş ve su olunca hayat olur
Senin aşkın olunca bu garib
Gönlümde bayram olur
Bayram olur gönlümde sevipte sevilince...
Her şeye rağmen karşılık beklemeden sevmek
SENİ SEVİYORUM demek zor değil
Zor değil SENİ SEVİYORUM demek
Zor olan tertemiz bir sevgiyi
Tertemiz yaşatan bir YÜREK...
SÖZ-YORUM: HABİBE CESUR
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
12:37
* Susması konuşmasından uzun sürerdi.
* Lüzumsuz yere konuşmazdı.
* Konuştuğunda ne fazla ne de eksik söz kullanırdı.
* Dünya işleri için kızmazdı.
* Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
* Kötü söz söylemezdi.
* Affediciliği tabii idi intikam almazdı.
* Düşmanlarını affetmekle kalmaz onlara şeref ve değer de verirdi.
* Kimseyle çekişmezdi.
* Çok konuşmazdı.
* Boş şeylerle uğraşmazdı.
* Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
* Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
* Hiç kimseyi ne yüzüne karşı ne de arkasından kınar ve ayıplardı.
* Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
* Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
* Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
* Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.
* Her zaman ağırbaşlıydı.
* Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.
*Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
* Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü.
* Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır iki yanına salınmazdı.
* Adımlarını geniş atar yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.
* Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
* Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
* Dostlarına şöyle derdi:“ Dünya da garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol “
* Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu.
* Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
*Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz bağırmazdı.
* Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.
* Sade kıyafetler giyer gösterişten hoşlanmazdı.
* Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
* Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
* Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: “ İlahi doğru yoldan sapmaktan ve Saptırılmaktan kanmaktan ve kandırılmaktan haksızlık etmekten ve Haksızlığa uğramaktan saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım “
*Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı..
*O HAZRETİ. PEYGAMBERDİ. (MUHAMMED MUSTAFA) HABİBİ ZİŞANDIR*
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
06:28
Aldır beni,aldır beni
Dost yoluna döndür beni
Bak yüzüme güldür beni
Aşığın olayım senin...
Yandır beni,yandır beni
Pervaneye döndür beni
Sevgin ile doldur beni
Aşığın olayım senin...
Al gönlümü sende kalsın
Aşkından gayrı birşey kalmasın
Senden gayrı hiç olmasın
Aşığın olayım senin...
Aşık oldu gönlüm sana
Şu sevgini göster bana
Bir bakam senden sana
Aşığın olayım senin...
Seni gördükten sonra
Düştüm hasret pazarına
Bülbül gibi dost bağında
Aşığın olayım senin...
Aşkını ver sen bana
Yüreğimi verim ben sana
Yandım yakıldım uğruna
Aşığın olayım senin...
Talibi oldum rü'yana
Yandım yakıldım uğruna
Şu gözlerinle nazar et bana
Aşığın olayım senin...
SÖZ-YORUM:S.ÜMİT YÜKSEL
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
04:32
İdeal eş arayanlar kendilerinin ne kadar ideal olduğuna baksın. İşte birkaç ölçü; eşini, sıkıntısını taşıyan hamal değil, hayatı paylaştığı arkadaş bilir. Ham, ekşi ve acı değil, olgun meyve gibidir. Güzel sözde cömert, kötü sözde cimridir. Bilir ki, tenkit sevgiyi terk ettirir. Eşinin tepesinde dolaşan kartal değil, omzuna konan muhabbet kuşudur.
Her genç erkek ve kız, evlenmeden önce ideal biriyle evlenmeyi hayal eder. İdealler, hayaller, beklentiler ve kesinlikle vazgeçilmez olan tutumlar karşısında evliliğin kapısını açmak da zor olur. Hele yaş 30'u geçmişse ve beklentilerden hiç taviz verilmiyorsa, hayata sabit bir açıdan bakılıyorsa ideal eşi bulmak da zor olur. Gençler ideal eşi bulur mu, bulmaz mı bilemeyiz. Ama ideal eşin nasıl olması gerektiği 21 maddede şöyle özetlenebilir;
1. Her şeyden evvel ideal eş, iyi bir dost ve arkadaştır. Saatlerce eşiyle sohbet edip hoş vakit geçirir. Eşinin merak duyduğu konulara ilgi duyar. Eşini, sıkıntısını taşıyan hamal değil, hayatı paylaştığı arkadaş bilir.
Şımarık çocuk gibi her şeyden küsüp surat asmaz. Ham, ekşi ve acı değil, olgun meyve gibidir.
2. Hassas, nazik, kibar ve ferasetlidir. Eşinin rahatsız olduğu konuyu mayınlı alan ilan ederek oradan uzaklaşır.
Bedbin değildir. Olayları pozitif gözle değerlendirir. Güler yüzü ve sözüyle eşine yaşama sevinci ve gücü verir.
3. Sevgisini, ilgisini ve birkaç kelimelik güzel sözünü milyon dolarlara satmaz. Güzel sözde cömert, kötü sözde cimridir.
4. Eşini olduğu gibi kabul edip değiştirmeye çalışmaz. Onu başkalarıyla kıyaslamaz. Özgüvenini sarsıcı sözlerden, akrepten kaçar gibi kaçar.
Eşinin hatalarına gece gibi olup başkalarına ifşa etmez. Kavga silahı kuşanmak yerine sabır zırhına bürünür.
5. Her işine, söz ve davranışına karışmak ve şahsiyetini tenkitle yıkmak yerine onore eder. Bilir ki, tenkit sevgiyi terk ettirir.
Yapacağı işlerde eşinin fikrini alır. "Böyle bir şey düşünüyorum, sen ne dersin?" diye sorar.
6. Yumuşak, iyi huylu, hoşgörülü, anlayışlı ve iyimserdir. Eşinin kendini mutlu etmesini beklemeden mutlu olur. Bütün hayatını beklentiyle bitirmez. Eşini mutluluk ağacı olarak görerek sürekli mutluluk meyveleri saçmasını beklemez.
Eşinin mizacına göre davranır. O ağlarken gülmez. Gülerken ağlamaz.
7. Eşinin akrabalarına karşı saygılı ve hürmetlidir.
Eşinin yaptığı iyiliklere burun bükmek yerine teşekkür eder. Münekkit değil, müteşekkirdir.
Zenginliğini, güzelliğini, zekasını, asaletini vb. şeylerini gurur vesilesi ederek eşinin tepesinde dolaşan kartal değil, omzuna konan muhabbet kuşudur.
8. Geçimlidir. Her şeyden çabuk bıkıp usanmaz. Kavgacı, sinirli ve öfkeli değildir. Mutluluğunu kadife gibi okşar, elmas kolye gibi saklar, hassas bir bebek gibi üzerine titrer. Eften püften şeylerle onu incitmez.
Evliliğin fedakârlık gerektirdiğini düşünüp bazı şeylerden feragat eder. Eşini mutlu etmek kendisine mutluluk verir. Evini mutluluk yuvasına çevirmenin yollarını arar. Batağa dönmesine izin vermez.
Yerinde konuşup, yerinde susmasını bilir. Eşinin ilgisini çekmek için çenesini değil aklını kullanır.
9. Eşinin zevkine saygılı olur. Kendi sevmediği şeye "Allah aşkına ne kadar zevksiz birisin, şunun neyinden hoşlanıyorsun?" demek yerine "zevkler ve renkler tartışılmaz" sloganını kullanır.
Eşine karşı her zaman dürüsttür. Yalan söylemez, eşinin güvenini sarsmaz. Verdiği sözü mutlaka tutar. Boş sözler ve vaatlerle eşini aldatmaz.
10. Eşinin her dakika harikalar icat edeceğini düşünmeyip, onun da bir insan olarak kusur ve hatalarının olabileceğini kabul eder. Eşinin ebedi hayat arkadaşı olduğunu düşünerek ebedi arkadaşını kaybetmemek için gayret sarf eder.
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
11:14
Onlar söz verdiklerinde sözlerinde dururlar " Bakara 177
- Onlar zekatlarını hakkıyla verirler " Bakara 177
- Onlar yakınlarına (akrabalarına) yardım ederler " Bakara 177
- Onlar yoksullara ve esir düşenlere yardım ederler " Bakara 177
- Onlar yolda kalmışlara ve hastalara yardım ederler " Bakara 177
-... Onlar zorda, darda ve savaş alanında sabrederler " Bakara 177
- Onlar mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler " Tevbe 5
- Onlar adaklarını yerine getirirler " İnsan 7
- Onlar emanete asla ihanet etmezler " Bakara 177
- Onlar yeminlerini hiçbir zaman bozmazlar " Nahl 94
- Onlar Allah'ın ahdını yerine getirirler, anlaşmayı bozmazlar "Rad 20
- Onlar zinaya asla yanaşmazlar " Mü'minun 5
- Onlar namuslarını (ırzlarını) korurlar " Furkan 68
- Onlar boş şeylerden tümüyle yüz çevirirler " Mü'minun 3
- Onlar anne ve babalarına asla öf bile demezler " İsra 23
- Onlar insanlara iyiliği emreder, kötülükten de alıkoyarlar " Enfal 71
- Onlar Allah adı anıldığında kalpleri ürperir " Enfal 2
- Onlar asla yalan söylemezler " Mü'minun 8
- Onlar asla kötü zanda bulunmazlar " Casiye 24
- Onlar geceleri az uyurlar " Zariyat 17
- Onlar yetimin hakkını asla yemezler " Nisa 2
- Onlar cahillerle asla tartışmazlar " Furkan 63
- Onlar hakkı bile bile gizlemezler " Bakara 144
- Onlar asla yalancı şahitlik yapmazlar " Furkan 72
- Onlar haksız yere bir cana kıymazlar " En'am 108
- Onlar kınayıcının kınamasından korkmazlar " Maide 5
- Onlar insanların kusurlarını affederler " Ali İmran 135
- Onlar insanlar arasında adaletle hükmederler " Şura 38
- Onlar verilen rızıktan yerli yerince harcalar (israf etmezler) " Enfal 3
- Onlar inananlara sen mü'min değilsin demezler " Nisa 94
- Onlar ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yaparlar " En'am 52
- Onlar kızdıkları zaman öfkelerini yenerler " Ali İmran 133
- Onlar yoksulluk yüzünden evlatlarını öldürmezler " En'am 151
- Onlar yapacakları işlerde kendi aralarında danışırlar (İstişare)
- Onlar Allah'ın ayetlerini az bir değere satmazlar " Ali İmran 199
- Onlar dillerini eğip bükerek geveleyip konuşmazlar " Nisa 135
- Onlar kafirlere karşı sert, birbirlerine karşı merhametlidirler " Fetih suresi
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
08:55
• Ey gördüğü güzele takılıp kalan kişi! Onun sûretini görüyor, mânâsından, yâni, ahlâkının güzel mi, çirkin mi olduğundan gâfil bulunuyorsun. Eğer akıllı bir adam isen sedefteki inciyi bul .
• Dünyadaki kalp sedefleri, yâni, bedenlerimizin hepsi de can denizinin feyzi ile diridir.
• Ne vakte kadar testinin şekli, biçimi ile üstündeki nakışlarla oyalanıp duracaksın? Testini şeklini, nakşını bırak da içindeki suyu ara.Yani, insanların güzelliklerine, dış görünüşlerine bakma da ahlâklarına, huylarına, tabiatlarına bak.
• Ama her sedefte inci yoktur.Gözünü aç da her birinin gönlüne, içine bak.
• Onda ne olduğunu, bunda ne olduğunu ayırt et.Çünkü, o değersiz biçilmez inci, pek az bulunur.
• Şekle bakarsan dağ, bir la’le göre yüzlerce defa büyüktür.
• Görünüşte elin,ayağın, saçın, sakalın gözüne göre yüzlerce defa büyüktür.
• Fakat, gözünün bütün uzuvlardan daha kıymetli olduğunu sen de bilirsin.
• Gönlüne gelen tek bir düşünce yüzünden de, yüzlerce cihan bir anda baş aşağı devrilir gider.
• Pâdişahın bedeni de, görünüşte diğer insanların bedeni gibidir.Fakat yüzlerce asker, onun arkasından koşar. Onun izinden yürür.
• Sonra, o pâdişahın şekli, görünüşü de, bir gizli düşünce tarafından sevk ve idare edilir.
• Şu sonsuz, sayısız halka dikkatle bak, hepsi de bir düşünceye dalmış, yeryüzünde sel gibi akıp gitmede .
• O düşünce, halk nazarında önemsiz küçük bir şeydir. Fakat, sel gibi dünyayı sürükler götürür.
• Görüyorsun ki, dünyada her hüner, her sanat bir düşünce ile meydana gelmede, olmadadır.
• Evlerin, köşklerin, şehirlerin, dağların, ovaların, nehirlerin;
• Balığın deniz yüzünden diri olduğu gibi;yeryüzünün, denizin, güneşin, göğün düşünce ile hayat bulduğunu görüyorsun da
• Neden körleşiyorsun, aptallaşıyorsun da beden sana Süleyman gibi büyük; düşünce, karıca misali küçük görünüyor?
• Neden gözüne dağ pek büyük de; düşünce fare biri zayıf görünüyor? Neden dağı kurt gibi görüyorsun?
• Dünya, senin gözünde büyüyor, sana korku veriyor; buluttan, gök gürültüsünden, gökten titriyor, korkuyorsun?
• Ey eşekten de aşağı olan kişi! Taşın nasıl bir şeyden haberi yoksa senin de düşünce dünyasından haberin bile yok. Sen düşünce dünyasından eminsin, gâfilsin.
• Çünkü sen bir şekilden, kalıptan ibâretsin; akıldan payın yok. Sen, insan huylu değilsin ,insan şeklinde bir eşek sıpasısın.
• Bilgisizliğinden ötürü sen, gölge varlığı insan sanıyor,insan görüyorsun da ,bu yüzden sence insan ,bir oyuncak ,değersiz bir varlık oluyor.
• Düşünce ve hayâlin örtüsüz, perdesiz, kol kanat açacağı, bütün sırların meydana çıkacağı kıyâmet gününe kadar dur bekle…
• O zaman dağların yün gibi yumuşadığını, şu soğuk ve sıcak yeryüzünün yok olduğunu görürsün.
• Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
• Ben yaşadıkça Kur' an' ın bendesiyim. Ben Hz. Muhammed' in (s.a.v.)ayağının tozuyum. Biri benden bundan başkasını naklederse; Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim..
• Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız. Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...
• Güneş olmak ve altın ışıklar halinde, Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim. Gece esen ve suçsuzların ahına karışan, Yüz rüzgarı olmak isterdim..
• Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap..
• Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz, Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz..
• Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir. Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır.
• Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini, Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil.
• Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
• Önce farenin şerrini defet, sonra buğday biriktirmeye çalış.
• İnsan yüzlü pek çok şeytan var, her ele el vermemek gerek.
• Herkes herkese bir lokma bir şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah' ın işidir.
• Çok insan gördüm, üzerinde elbisesi yok; çok elbise gördüm, içinde insan yok.
• Tatlı suyun başı kalabalık olur.
• Putların anası, nefsinizin putudur.
• Ecel verileni almadan önce, verilmesi gereken her şeyi vermek gerekir.
• Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar.
• Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.
• Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
• Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yok. Şaşılacak olan odur ki, bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur.
• Ne kadar bilirsen bilirsen bil söylediklerin karsındakinin anlayabildiği kadardır.
• Doğrudan nasihat, kişiyi yaralar.
• Hayatta muvaffak olmak için üç şey lazımdır: Dikkat, intizam, çalışma.
• Her şeye doğru demek ahmaklıktır, fakat her şeye yanlış demek de zorbalıktır.
• Akil, ask ve can! Bu üçü üçgendir. Her derde çare, her yaraya merhemdir.
• Dertli adamın kararsızlıklarla, dumanlarla dolu bir evi vardır. Derdini dinlersen o eve bir pencere açmış olursun.
• Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
• Düşüncen gül ise sen gül bahçesisin, diken ise dikenliksin.
• Komşularından av kapmak aslanlara ayıptır, köpeklere değil.
• Dünya alimin kıymetsiz oyuncağı, delinin de değerli salıncağıdır.
• Aşksız olma ki, ölü olmayasın Aşk ile öl ki, diri kalasın...
• Eğer dostun yoksa niçin aramıyorsun. eğer dost buldunsa niçin sevinmiyorsun.
• Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anlayabildiği kadardır.
• Bir kimseyi tanımak istiyorsan düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.
• Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, Onu aramamak demektir.
• Hiç bir el, gönülden gizli bir is yapamaz.
• Ezelî, ebedî hayata ve sonsuz sevgiye mâlik olan Allah’tan başka, ne gökyüzü ne yıldız, ne de başka bir varlık görürsün...
-
Etiketler:
Hadis,
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
06:14
Bu gönül düştü aşkına
Döndüm divane şaşkına
Nazar eyle Gavsım ne olur
ALLAH MUHAMMED aşkına...
Hem acizim günahım var
Huzurunda ederim ar
Etme gönlüme kimseyi yar
Nazar eyle Gavsım bana...
Gidecektim gidemedim
Himmet Gavsım diyemedim
Ben gönlüne giremedim
Nazar eyle Gavsım bana...
Bu garip gözler yolunu
Tutuver elini kolunu
Şaşırmasın Hakk yolunu
Nazar eyle Gavsım bana...
Sensin benim tek habibim
Hem Sultanım hem Sahibim
Sensiz bir hiç bir garibim
Nazar eyle Gavsım bana...
Ne zaman kısmet olacak
Bu gönül huzur bulacak
Geceme güneş doğacak
Nazar eyle Gavsım bana...
Sofiler döküldü yola
Dilleri benziyor bala
Bize de nasip kısmet ola
Nazar eyle Gavsım bana...
Tuttu bırakmaz dünya beni
Sanki kıyamet mahşer yeri
Ölmeden bir görsem Seni
Nazar eyle Gavsım bana...
Nakşetmişsin Sen gönlüme
Nazar eyle bir yüzüme
Gözüme yüzüme özüme
Nazar eyle Gavsım bana...
Yunus gibi himmet diler
Ağlar gözyaşların siler
Ancak ozaman yüzü güler
Nazar eyle Gavsım bana...
Muhtaç himmetine Habibe
Dünyalar gayri neyine
Talip oldu Hak sevgine
Nazar eyle Gavsım bana...
SÖZ-YORUUM: HABİBE CESUR
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
10:08
Hane-i saaddet'te kapı açılır
aleme mis gibi kokun saçılır
karşında her nesne bin kat küçülür
merdivenlerden nazlı inişin var ya.!
tutulmuş nefesler tüm gözler sende
nisa'da can gitti sanki bedende
cübbene uzanırken istemesen de
ellerin arasından sekişin var ya.!
kulaklar sesini duyduğu zaman
zaman tünelinde duruyor zaman
karşında erimiş göz göze o an
'nasılsınız'? diye soruşun var ya.!
huzurunda bin örtüye dolansam
bükülse boynum, ateşte yansam
perişan halimden biraz utansam
yine de merhametle gülüşün var ya.!
adımın uzanır nurlu bir ize
düşürür göreni bir garip köze
adapta duranlar çökmüşler dize
camiye yürüyüp gidişin var ya.!
bil ki gülündedir cennet kokusu
bil ki elindedir dünya tapusu
bil ki açılmıştır cennet kapısı
camiden içeri girişin var ya.!
dökülür orada bütün günahlar
feryatlar figanlar gönülden ahlar
kızıldeniz misali yarıldı saflar
yaratılmışa selam verişin var ya.!
mihraba yürüyen güzel bir gönül
huzura süzülen beden sanki tül
kokuyu terk etmiş milyonlarca gül
misvağı dişine sürüşün var ya.!
gurbet elde bir diyarda gibi
idrak dışı bir nazarda gibi
huzurla duruşun huzurda gibi
tekbirle namaza duruşun var ya.!
mihrapta imamsın mihrapta mısın?
yoksa bir bilinmez mihrakta mısın?
huzur-u ilahi'de yanmakta mısın?
sırrınla namazı kılışın var ya.!
son tahhiyat artık senden eser var
bedende ruhuna bir latif yer var
gönlünden gönüle binbir sefer var
selamla bizlere gelişin var ya.!
tesbihata oturdun açıldı güller
tutuştu karşında bütün gönüller
duaya kalkarken mübarek eller
ölüyü diriltir bakışın var ya.!
mihraba yaslanıp oturuş biraz
karşında seyyidler pür edep pür naz
bakıpta seyretmek ne büyük bir haz
mübarek sakalını tutuşun var ya.!
kabul vakti,yoldan gelen yolcu var
sefer vakti yolu olan yolcu var
bir yerlerde hasret kalan yolcu var
uzatıp ellerini verişin var ya.!
uzatılan,bu tuttuğum el midir?
nasıl kokar,cennetten bir gül müdür?
tutanların kurtulduğu dal mıdır?
elimi elinde tutuşun var ya.!
ziyarettir bir anda bitiverir işte
şimdi sıra çok önemli bir işte
sıra sıra derdimizi deyişte
sessizi kulağına çekişin var ya.!
virdi olan torpilli çok dinlersin
derdi olan dua eder yollarsın
bakışınla ufukları kollarsın
alemi sevgiyle sarışın var ya.!
günahımızla geldik efendim, bizler
arandık,hep seni gösterdi izler
huzurda yerini alınca dizler
tövbe bohçasına derişin var ya.!
derman buldu kalpler sarıldı yara
orada yer değişti ak ile kara
gidercesine yep yeni ufuklara
heybetle yerinden kalkışın var ya.!
SÖZ-YORUM:Dr-YAKUP ZİYA GENC
-
Etiketler:
ravza gulleri,
ravza gülleri,
ravza gülü,
ravzagülleri,
semerkand,
şiir
Gönderen
ravzagulleri
zaman:
08:04